Tatildeyim, dönüş tarihi: 20 Eylül 2010 Pazartesi

Bekleyiş

, 30 Aralık 2007 Pazar

Bekleyişin en yalansız fotoğrafları elimde
Direniyor takvimler düne, ayna çekiminde
Umarsızlığım güne yoldaş, sözüm namerde
Usumun dili günlük güneşlik, gözlerin nerede?

İlk güneş ısıtınca yeryüzünü, orak ekini biçer
Yağmur burnunu çeker, toz gölgeleri gizler
Bir kuş kanatlarını açar, bir merkep yük çeker
Her göz günün birinde en çok kendini süzer.

Dar bir dağ yolundayız, ilkel lacivert çiçekleriyle
Uyandırın gerçeği, yaşam ağzımızdaki gül şafak
Bir sürü geçiyor sessiz, yüreklerinde çan sesleri
Unutulmuş sancılarla çoğalıyor ozan imgelerimiz.

Yeni bir bahçe kurmalı, içine binlerce nar fidanı
Hücrelerimiz hummalı, ölümsüz şarkılar hayranı
Kemiklerimizden çekilince ah aşk, özleriz doğayı
Tuhaf bir göz aldanmasının resitaliyle çekeriz cefayı.

İliş yüreğimin yaşam fışkıran ölümsüz yamaçlarına
Terk edilmiş odalarda bekleme dost merhabalarını
Sessiz bir eylemdir sana ülküm, terk et sorgularını
Gölgeme saklanan bulut ol, gönder yağmurlarını.



2 yorum:

  1. irem dedi ki...

    yazı için teşekkür ederim!

  2. Adsız dedi ki...

    teşekkürler..

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Kaiser_Dealxa

"Seni düşünecek vaktim olsa inan senden nefret ederdim."
Casablanca

Son Konular

Gülün biraz

İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' İşte o an aradığım kız bu dedim.

Son yorumlar

Rastgele

Alexa

Rss Okuyucuları

Webmaster Arşivi