Komedi Dükkanı Başladi

, , 25 Ağustos 2008 Pazartesi 0 yorum

Zevkle izlediğim Komedi Dükkanı tekrar başlamış, ilk bölümünü kaçırdım. Her yere asılmış onca afişin birine bakmazsan cezasını çekersin tabi, zaten Trt'yi normalde hiç izlemem tam oldu. Şimdi buldum ilk bölümünü onu izliyorum. 2. bölümü canlı canlı izlemeyi düşünüyorum bakalım. Hakan Yılmaz artık Tolga'nın oyunculukta eşi olacak ilk bölümde ilk 2 kısmı izledim performans güzel gidiyor. Ama onun yerine Ali Sunal yada Çevket Çoruh'ta olsa fena olmazdı hani. Neyse 3.kısma gidiyorum şimdi, diğer bölümlerde görüşmek dileğiyle ;)

Bir daha dönmemek üzere gidiyorum

, , , , , 14 Ağustos 2008 Perşembe 1 yorum

Yazmayacaktım ama bu şiir bir aşkımı hatırlattı bana aslında sürekli hatırlatıyor ya neyse.. Aa bunu dedim diye unutmadım onu hala aşığım sanmayın. Garip bir şekilde bitti aşkımız, ama insanlarda olur ya eski sevgiliyi kıskanma duygusu belki de sahiplenme duygusu.. Bazen insan kendini anlamakta güçlük çekiyor, neden acı çektireni seni umursamamaya çalışanı ararsın bağlanmaya çalışırsın ki..? Hoş o da eminimki beni takip ediyor hatta bu blogu okuyor... Ama ben bıraktım onu kendine ve onun menfaatçi çevresi, ah bir de o uyansa bunu farketse bir ara farketti ama sonra kendini kazanmayı değil kaybetmeyi seçti, unuttum ama geçirdiğimiz o güzel heyecanlı bir o kadar da romantik günleri.. Sen her geçtiğinde hatırlamıyor musun o günleri, yağmurlu havada bir lokantaya kaçışımızı, kar yağdığında dersaneye gelişini, etütleri tınlamayaşını, otobüs durağındaki muhabbetleri, hatta yolu uzatıp taa 1 km uzaktaki durağa gidişimizi, peki ya sabahın 5'inde bana yürüttüğün 10 km yolu, yada gece boyu beni bekleyişini.. Yada hepsini unut benimle beraber, zaten unuttum deme. Ben o gözlerde hiç yalan okumadım. Yazmayacağım artık, yazsam sayfalarca dolar ama şunu bil şair de diyor ya ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum . . .



“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...

"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.

"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?…

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.

"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler...

Toparlanma Süreci

, , , , 11 Ağustos 2008 Pazartesi 0 yorum

Tatil dönüşü, malum hafif bir tatil havası bir nevi tatil yorgunluğu oluyor. Zaten evinde boya badana işleri yapılıyor, pek iyi değil bu günler. Adsense'de kıyak geçiyor sitelerime diye pek tınlamıyorum siteleri, sonum ne olacak merak ediyorum.

İşte bir bugün az çok baktım ne var ne yok diye., güzel gidiyor görünüyor toparlanma sürecini çabuk atlatmam gerekiyor, buaralar bir de kardeşimin takıldığı seafight derdi de çıktı başıma. Kardeşim demişken onu da bir arkadaşın klübünde kickboxa yazdırdık, hayırlısı diyelim. Buarada geçen günki seo konulu yazım ilgi görmüş, yazıyı yazdığım gün 5 mail aldım. Birkaç işte aldım ve çalışmalara başladım. Seo konusunda sınıra ulaşmadan başvuru yapmanızı dilerim.

Kurumsal Seo Çözümleri

, , , 10 Ağustos 2008 Pazar 12 yorum

Kurumsal Seo Çözümleri

Düşündümki bazı tanıdığım yabancı firmalarla yaptığım ortak seo işlerini Türkiye'ye de taşımalıyım ne kadar sektör Avrupa'nın yanında karınca tanesi kadar kalsa da.. Bu fikre bir arkadaşımın neden Tr'de kendini göstermiyorsun sözünden sonra karar verdim. Aslında etrafta o kadar çok sahte seo'cu var ki bu işi yapmak Türkiye'de gerçekten zorlaştı. Öyle ki 10 yaşında iki link değişimi bir wordpress kurarak seo işleri yapan kişileri gördükten sonra pes dedim.

Fakat seo işlerini alırken şartlarım olacak, öncelikle ilk şartım başlıkta da belirtildiği gibi 'Kurumsal' olmak. Gidip bir oyun sitesinin veya msn sitesinin seo işini almıyorum. Referanslarımı her sorana değil sadece ciddi ilgilenenlere göstereceğim, bu işin çocuk oyuncağı olmadığı bilinmeli. En az çalışma süresinin de 5 ay olduğu bilinmelidir. Diğer şartları ve seo işi ile ilgili açıklamaları mail yoluya isteyiniz.

İletişim: kaiser_dealxa [at] hotmail . com

Tatil (dönüşünün çileye) Dönüşü

, , , , , , , 07 Ağustos 2008 Perşembe 5 yorum

Tatilden döndük.. Baktım bir sürü iş birikmiş hemen aceleyle hepsini yapmaya başladım. Bloga ise tatilden çok dönüşü yazmak istiyorum. Yolculuğa Lider Turizm'le çıktık. Isparta/Yalvaç'a giden iki firma var zaten birisi Yalvaç Özen, diğeri ise ezeli rakibi bir ara tekme tokat kavga ettiklerini duyduğum Lider Turizm. 3-4 yıldır Lider'i kullanıyoruz önceden Yalvaç Özen'di. Ama iki firmadan da memnun kalmadım. Öyle ki dün otobüste muhabbet edenlerde iki firmayı çekiştirip duruyorlardı. Zaten gece 3 sularında önümüzde olan kaza yüzünden saatlerce bekledik, rötarlı şekilde inebildim İstanbul'a. Gelir gelmez de yedik babadan azarı, geç kaldığım için değil sebebini anlatmıyım, zaten sevilmeyen bir çocuğu oynuyorum..

Gelince Google'ımı bir ziyaret ediyim dedim tek olumsuz sonuç almadım, sanırım Google tatilimi rahat geçirmem için bana avans vermiş, webmaster kaynakları / wordpress temaları / vbulletin title'lı sitemi de birçok kelimede zirveye taşımış sevinmedim değil.. Pagerank güncellemesinden sonra herşey çok güzel gidiyor..

Webmaster by Msn nickleri.
Konular RSS Yorumlar RSS