"Her Zaman Daha İyisi Vardır"
06 Mayıs 2009 ÇarşambaYaz gelmiş hiç hissettirmeden, dönem de bitti bitecek, tatil mi yok hayır 2.dönem gereğinden fazla tatil yaptım, şimdi çalışma zamanı. Yaz okuluna gitmeyi istiyorum ama bu sıcakta çekilecek gibi olmaz, belki diğer seneye zaten şuanlık o durumum da yok. sitemi de gereğinden fazla ihmal ettiğimi düşünerek artık her hafta bir yazı eklemeye karar verdim.
- Bugünki konu mu?
- "Her Zaman Daha İyisi Vardır"
Sizce de öyle var mıdır her zaman daha iyisi, yoksa bu cümle insanı daima bir tatminsizlik duygusu uyandırıp elindekinin kıymetinini bilmemesine mi yol açar? Farklı açılardan bakalım;
-Bilim ve Teknoloji. Kesinlikle her zaman daha iyisi vardır zaten teknoloji ve bilimin gelişmesine neden olan en büyük etken değil midir bu?
Bana göre mi evet her zaman daha iyisi vardır ve daima onu yapmaya çalışmalıyım.
-Sevgi ve Aşk. Kimine göre teselli cümlesi kimine göre umutsuzluk. Kimilerine göre doğru kimilerine göre yanlış, bu konuyla ilgili yalnız okuduğum şöyle bir yazı geldi aklıma;
delikanli yillar sonra dogdugu kasabaya döner.sabah uyandiginda aklina yillar önce evlenmek istedigi,kasabanin güzel kizi gelir.kizin güzelligi cevre kasaba ve sehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kiz bir türlü olumlu yanit vermemistir.otelden cikar ve gördügü yasli adama kizi sorar.yasli adam az ilerde güzel bahce icinde bir ev gösterir, kizin orada oturdugunu söyler.delikanli merak eder,kizin nasil biriyle evlendigini.bir kösede beklemeye baslar,bir müddet sonra yaslica kel pek te hos görünmeyen bir adami yolcu eder kiz kapidan...üstelik zengin bir adam da degildir....
adam gittikten sonra delikanli calar kapiyi,kendini tanitir.sorar niye bu adamla evlendigini kiza...
kiz söylerim der ama bir kosulla....
evin arkasinda büyük bir gül bahcesine götürür delikanliyi ve der ki:
bu bahcenin en güzel gülünü bana getirirsen söyleyecegim sana niye bu adamla evlendigimi...ama asla geri yürümek yok bahcede,arkana bakmak yok en güzel gülü istiyorum sadece...
memnuniyetle der delikanli ve girer bahceye....
cok güzel sari bir gül durmaktadir karsisinda tam elini güle uzatmisken pembe bir gonca görür az ötede,ilerler...
ona uzanirken kadife kirmizi bir gül ilisir gözüne ilerde...
derken.....birde bakar bahcenin sonuna gelmis...
kiza verdigi söz gelir aklina..geri dönmek yok...
ne yapsin..mecburen buldugu alelade,hatta solmaya yüz tutmus bir gülü mahcup bir sekilde götürür kiza....
kiz gülümser gülü görünce..
’’bilmem aldin mi cevabini’’der delikanliya.....
hayat bu bahcede yürümeye benzer....
bana göre mi? -evet her zaman daha iyisi vardır.
08 Mayıs 2009 06:57
ne yapmaya çalıştığını anlamış değilim Kaptan, sen Kaptan'sın bize yol göstereceksin, bizim veya senin en kötü zamanında çekip gidemezsin, kaybetmek kazanmaktır diyen sensiz ve sen hiç kaybetmeden geldin buralara bu sefer kaybetsen de kazanmak zorundayız. Daima daha iyisini yapacaksan artık ameliyat ol, ailen kadar sen de önemlisin.
08 Mayıs 2009 12:28
Merhaba üstat, ben Erkan. Tolga burayı bulmasa sana belki de hiç ulaşamayacağız. Beni hatırladın değil mi hani acemi takıma aldırıp ardından yıldız takıma kadar yükselttiğin adeta top oynamayı öğrettiğin senin yazımınla EfsanErkan. Şimdi nerede n'aptığımı iyi biliyorsun, ekmek param futbol. Ailem çalışamıyor bende okumamama rağmen futboldan kazandığım para tüm herkese yetiyor. En son aldığım yıldızlar karmasının en iyi 7 numarası ödülü de cabası. Peki ya sen neden en iyi 10 numara olmuyorsun? Yada öyle olduğunu neden kimseye kanıtlamıyorsun? Belki, artık hiç önemsemiyorsundur o sevdiğin gece kalktığında sabahlara kadar oynadığın yazın gece 2'de 3'te biten maçlardan sonra sahayı terketmeyip sahada seni uykuya daldıran futbolu. Kötü durumda olduğunu duydum yardım etmeyi canı gönülden istiyorum ama ilk olarak bunu sen istemelisin, kuralım o itünün hazırlıktaki yıldızlar karmasını Türkiye Şampiyonası'na katılalım. Ödüller çok şahane 3.ye dahi 2500$ ödül koymuşlar bu sene, hiçbirşey için geç değil, 10000$ bizi, seni bekliyor. Sadece aramıza katılman yeterli kaptan. Üye adıma msn adresimi de yazdım eklersen görüşelim.
Sevgi ve saygılarımla üstat.
09 Mayıs 2009 05:45
Kolay şeyler demiyorsunuz beyler, yerimde olsaydınız da aileniz ilk sırada gelirdi, yine de uğraşlarınız için teşekkür ederim.
10 Mayıs 2009 08:20
sen korkağın tekisin ahbap, sadece bir korkak.
10 Mayıs 2009 09:43
kendini kanıtlamaktan mı korkuyorsun kanka, yoksa tembellik üşengeçlik mi senin ki? herşeyi yapta şu bercanın diline düşme be abim.
11 Mayıs 2009 02:11
önünde o kadar çok fırsat var ki, hem bak tekvando turnuvaları da başlıyormuş, futbol olmasa bile oraya katılabilirsin, şansını dene derim ben hocam, sen azimli adamsın.
11 Mayıs 2009 14:28
aa matematik olimpiyatlarını ne çabuk unuttunuz, alpcim yer bitirir o olimpiyatı, bakın geçen sene =)
12 Mayıs 2009 04:49
üzgünüm ama saçma düşünüyorsunuz, açıklayım.
1.futbol; gözümün ne kadar dayanacağını bilemezsiniz küçük bir darbede ne olacağını tahmin etmek istemiyorum, hem bu seneki rakipler çok güçlü, ayrıca ya takımı yarı yolda bırakırsam?
2.tekvando; tek rakibim keremcem ne kadar acımasız olduğunu başta erat olmak üzere tüm arkadaşlar biliyor, en son mücadeleyi hatırlayın ben yenmeme rağmen ona birşey olmamış benim kolum kırılmıştı ki gözümden problem olduğunu illa ki haber alacaktır ve ilk 10 dakikada beni yerle bir edecektir.
3.matematik; ben gözümü yormamak için finallere dahi çalışmıyorum siz bana neler diyorsunuz.
14 Mayıs 2009 04:55
Asıl sen saçma düşünüyorsun, seni bırakalı çok dağıtmışsın kendini, yarın için istanbul'a uçak bileti ayıracağım, seninle görüşmeye geliyorum.
Önceki mesajınla ilgili konuşacağım ilk olarak. Tekvando ve matematiğe birşey demiyorum haklı olabilirsin ama futbolda kesinlikle haksızsın. futbol birey oyunu değil, takım oyunudur sen kaptansın, sen olmazsan takım da olmaz, olamaz. Yarıda bırakmak demişsin gözlerine birşey olması halinde o takım senin bıraktığın yerden aynı güçle devam edecektir yeterki onların yanında olup onlarla başla.
4-5 sene önce hamburg-toho maçını izlemiştik seninle hatırla, toho'da kaptan nita yoktu, futbola ara vermişti, hamburg toho'yu ezdi bitirdi adeta, maç sonucu 5-1. Bu maçın 2 sene sonra rövanşı oldu fakat toho'da bu sefer kaptan nita vardı o maçı hatırla, kaptan sadece ilk yarıda vardı ve kadrolar hemen hemen aynı olmasına rağmen ezen taraf 3-0 gibi net bir skorla toho'ydu. Hatta şov olsun diye nita ikinci yarıda maçtan çıktı, ama skor azalmak yerine daha da arttı ve 5-0 bitti maç. Ee ne değişti o maçtan bu maça? Takımlar aynı takımlardı. Değişen neydi?
Sen kaptansın, sadece onlara o ruhu kazandırman yeterli. Sen kendine inan, takım arkadaşların zaten sana inanacaklardır.
Aileni düşünüyormuşsun. Kardeşim, ya sen düşünmek nedir bilmiyorsun yada sen bencilin önde gidenisin. Hatan nerede mi? Madem aileni düşünüyorsun elindeki parayı ailene değil kendi ihtiyacına harcayacaksın, çünkü ailene elindeki parayla GEÇİCİ bir kaynak sağlarsın ama sana sağlanan parayla onlara daha uzun vadeli kaynak sağlayabilirsin. Sen zeki adamsın anladın dediğimi.
Şimdi git bir elini yüzünü yıka, geri kalan hayatının ilk gününe yarın başla. Hiçbirşeyden korkma sadece anlamaya çalış, yeteneğinin gücünün farkındasın hayatını tekrar kontrol altına almak senin için hiç zor olmayacak emin ol. Şimdi tozu dumana katma zamanı !
Yarın geliyorum sakın unutma.
17 Mayıs 2009 18:18
sinan abi gelince söz dinlemeye başlamış bizim korkak, ama iyi iyi ilk maçı farklı kazanmışlar aferin adam oluyorsun alpi
20 Mayıs 2009 02:53
kaptana rakip mi dayanır =)
13 Temmuz 2009 22:52
helal adama hem turnuva kaptanı hem de en iyi 10 numara seçilmiş, gol krallığını kaçırmış final maçında oynasaydı kesin şampiyondunuz, oğlum alp işte ben senin bu hırslı yönünü seviyorum kimse duramaz bu hırsla önünde emin ol usta.