Have you ever thought just maybe
akrep, ankara, gezi, he-man, nazlı beni yazın dinle, nazlı beni yazın indir, nazlı beni yazın mp3, taylor swift, you belong with me 05 Eylül 2009 CumartesiBen bu Ankara'yı hiç göremeyeceğim sanırım. Kaçıncı kez niyetlendim, en sonuncusu dündü, gidemedim kısmet olmadı bir türlü. Ama artık yeni felsefem gezmek oldu, olabildiğince gezip öğrenmek, tabi deniz ağırlıklı olacak gideceğim yerler...

Buarada dün akrep öldürdüm daha doğrusu boğdum, tuvaletteki maşrabanın(bizim orda maşırbada deniyor) içinde kardeşim görmüş akrebi, sağa sola oynuyor çıkmaya çalışıyordu gördüğümüzde, nasıl nerden geldi hiç fikrim yok ama ilk gördüğümde baya bir tırstım, ne yapıp ne edelim derken madem bu çıkamıyor boğalım bunu suda dedik kardeşimle. 2-3 bardak su döktük üzerine, baktım tip hâlâ çırpınıyor, bir de bir kulaçlar bir kulaçlar sanırsınız ters kelebekte madalya için yüzüyor. Biz de kardeşimle bakıp muhabbet ediyoruz, hayvancağıza karşı binbir türlü işkence geldi aklıma.

İlk boğup atacaktım keratayı tuvalete, ama sonra o maşrabada balyozla ezmek geldi aklıma, yada az suyu ısıtıp kaynatmak. Ama bizimki baktım hala direniyor yok abi ben yaşayacaktım az daha diyor. Dedim debelenme leyn, gittim banyodan çamaşır suyunu aldım döktüm suyun içine 1 bardaklık kadar ki bilirsiniz ne delidir çamaşır suyu, yakar öldürmekten beter eder. Akrepcim oracıkta çırpındı çırpındı sonunda teslim oldu çamaşır suyunun cazipliğine. 1 saat kadar bekledik kardeşimle, bir aksiyon bir tepki gelmeyince akrebi atacağımız yere karar vermeye çalıştık. Macera bitti sıra zor olan yere geldi. Bu şirin yaratıklar meğer ölü numarası da yaparlarmış. Maşrabaya az yaklaşır gibi oldum lan bu artist debelenmeye başladı aldım çamaşır suyunu sen misin oynayan 2-3 bardaklık daha döktüm hayvan 3-5 saniye sonra sizlere ömür. Alıp kavanoza, tuvaletin en görünen yerine asacaktım ki anne babası ibret alsın diye. Sonra dedim alpcim anne baba ibret almaz gelir seni alır vazgeçtim aldım maşrabayı çıktım dışarda bir çöp kutusuna döktüm suyla. Tabi saat daha sabahın 5 buçuğu. Dışarı da karanlık, o sırada balkonda oturan gençlik şaşırdı, bu deli bu saatte elinde maşrabayla napıyor diye. Şükür kurtulduk akrepten. Ama hala hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor. Akreplerin tek gezmediği aklıma gelince bunun anası babası nerededir diye hiç düşünmüyorum. Bu yüzden yatağımda yatmadım gittim salona açtım televizyon izledim. He-man vardı Star'da, şaşırdım o kadar aradan sonra ekranlarda görünce. Gerçi tvden çok uzaklaştım, yeni sezonlarda başladı dizilerin. Artık az aptallaşıp tv izlesem mi demeden edemiyorum.

Hadi bir şarkıyla kapatalım bu başarılı günü. Taylor Swift yeni aşkım, keşfetmediniz mi siz hâlâ yoksa.
06 Eylül 2009 04:08
aynen öle alparslancım...hayat gezince güzel...paran çok olur da ömür boyu sadece gezersin deniz kenarındaki yerleri...
09 Eylül 2009 03:44
@çılgınboy teşekkür ederim, inşallah kısmet olur da gezmedik yer bırakmam :)